Bir süredir kendi kendime, “Ne olacak bu stres hâllerimiz?” diye düşünüyorum.
Aslında hepimizin adını çok sık duyduğu ama etkilerini tam olarak bilmediği kavramlardan biri bu: STRES. Günlük hayatın o kadar içindeyiz ki, bazen stresin tam olarak neresindeyiz, fark edemez hâle geliyoruz. Günleri adeta kovalamakla meşgulüz — işte sorun da tam bu “kovalama” noktasında başlıyor.
Sabah gözümüzü açar açmaz “Eyvah, geç kalıyorum!” paniğiyle başlıyoruz. Gün boyu yapılacaklar listesi, aramalar, unutulan faturalar derken fark etmeden stresle kol kola yürüyoruz. Üstelik modern yaşamın bitmek bilmeyen uyaranları yüzünden stres artık hayatımızın normal bir parçası hâline geldi. Ne yazık ki bu durum yalnızca yetişkinleri değil, artık küçük yaşlardaki çocukları bile etkiliyor. Yüksek düzeyde kaygı bozukluklarının bu kadar yaygınlaşması gerçekten düşündürücü.
Kısa vadede fark etmesek de kronik stres, sağlığımız için en büyük tehditlerden biri. Vücudumuzdaki tüm sistemler — beyin, dolaşım, sindirim, karaciğer, pankreas, bağışıklık — bir denge içinde çalışır. Ancak stres bu dengeyi doğrudan ya da dolaylı şekilde bozarak hastalıkların temelini atabilir.
Kortizol: Dost mu, Düşman mı?
Stres hormonu kortizol, aslında vücudumuz için doğal ve gerekli bir hormondur. Doğru zamanda, doğru miktarda salgılandığında sağlığımızı korur. Örneğin sabahları uyanmamızı sağlayan hormonun kortizol olduğu söylenir. Normalde sabah saatlerinde yüksek, akşam saatlerinde ise düşük olması gerekir. Ancak günümüzde fiziksel, duygusal, finansal, ruhsal birçok stres faktörü yüzünden kortizol rezervlerimiz hızla tükeniyor.
Üstelik akşamları melatonin yükselip kortizol düşmesi gerekirken, yapay ışıklar, ekranlar, geç yemek yeme ve geç saatlere kadar süren sosyal etkinlikler yüzünden vücudumuzun gevşeyip dinlenme şansı azalıyor.
Stres Türleri
Uzmanlara göre stres, kaynağına göre birkaç başlıkta inceleniyor:
- Duygusal stres: Kaygı, korku, olumsuz düşünceler
- Fiziksel stres: Aşırı egzersiz, travma, bağırsak enfeksiyonları, kronik hastalıklar
- Manevi/ruhsal stres: Yalnızlık, aidiyetsizlik, boşluk hissi
- Teknoloji kaynaklı stres: Sürekli ekran karşısında olmak, doğadan uzaklaşmak
- Beslenme kaynaklı stres: Kan şekeri dengesizlikleri, besin eksiklikleri, gıda intoleransları
Kronik Stresin Tehlikesi
Kortizolün tehlikeli hale gelmesinin nedeni sürekli salgılanmasıdır. Yani stresin kronikleşip kişinin gevşeyememesi, parasempatik moda (dinlenme hâli) geçememesidir. Günümüzde en yaygın sağlık risklerinden biri haline gelen şey tam da budur.
Kronik stres bağışıklık sistemini baskılar, dolaşımı bozar ve vücudu hastalıklara karşı savunmasız bırakır. Ayrıca yüksek düzeyde enflamasyon (iltihap) oluşturur. Hatta birçok otoimmün hastalığın (AI) altında kronik stresin rolü olduğu bilinmektedir.
Bu nedenle, özellikle otoimmün rahatsızlıkları olan kişilerde kahve ve kafeinli içeceklerin kortizolü sürekli yükselttiği için kısıtlanması önerilir.
Zebralar Neden Ülser Olmaz?
Stanford Üniversitesi’nden nörobilim profesörü Robert M. Sapolsky, “Why Zebras Don’t Get Ulcers?” adlı kitabında dikkat çekici bir örnek verir:
Zebralar tehlike anında stres yaşar, hızla kaçarlar. Ancak tehlike geçtiğinde stres hâlini uzatmaz, sakince otlanmaya devam ederler. Yani tehdit ortadan kalktığında o olay üzerinde düşünmeyi bırakırlar.
Biz insanlar ise tehlike geçtikten sonra bile aynı düşünceleri zihnimizde döndürürüz — işte bu da stresi kronikleştirir. Dolayısıyla zebralar gibi olmayı, yani stres kaynağı ortadan kalktığında gerçekten gevşemeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Kısacası: Anda yaşamalı, gelecek için aşırı kaygılanmamalı ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmeyi öğrenmeliyiz.
Stresle Başa Çıkma Yolları
Dr. Amy Myers, “The Autoimmune Solution” kitabında şöyle diyor:
“Stop doing, start being” – Yapmayı bırak, var olmayı öğren.
Stresle baş etmek için bazı etkili yöntemler:
- Derin nefes egzersizleri yapın
- Yoga, meditasyon, dans veya sanatla ilgilenin
- Masaj, sauna gibi rahatlatıcı uygulamalar deneyin
- Algınızı değiştirin: Stres değil, sizin ona verdiğiniz tepki önemlidir
- Uzanın ve rahatlayın. Adrenal bezleri üzerindeki baskıyı alın.
- Doğada yürüyün, kuş seslerini veya müziği dinleyin
- Ekranlardan uzaklaşın, dışarı çıkın
- Kan şekeri dengenizi koruyun
- Parasempatik (dinlenme) sistemi destekleyen aktiviteler yapın
- Bitki çayları veya destekleyici takviyeler kullanın
- Sevdiğiniz bir hobi ile ilgilenin
- Spirituel prtaikler yapın (Şükran, dua vd)
- Evcil hayvanlarla vakit geçirin, arkadaşlarınızla zaman ayırın
- EFT (Tapping) veya vücut sallama teknikleri ile stresin fiziksel etkisini azaltın

